Kayıtlar

Anime Gecesi

Resim
Ailenizle ya da arkadaşlarınızla farklı bir şeyler izlemek isterseniz diye buraya birkaç film tarzında anime bırakıyorum. (temin ediyorum animasyon gibi değil bunlar bir buz devri yada karmakarışık tarzı bir şey beklemeyin)

Anime ve animasyonun farklarından şöyle bir bahsedeyim. Temelde anime japon yapımı animasyonlara deniyor aslında ama inanın (bana göre en azından) grafikleri, görselliği Disney animelerine göre çok çok daha iyi. Senaryoları da tabi ki. Neyse kısa keseyim ben buraya bırakıyorum ihtiyacınız oldukça birer doz alırsınız. 
(biraz kendimi yazmaya zorladığım için böyle samimiyetsiz bir yazı oldu kusura bakmayın dünyalılar)
Ruhların Kaçışı

Ruhların Kaçışı, Hayao Miyazaki tarafından yazılıp yönetilen 2003 yılında 'Uzun Metrajlı En İyi Animasyon Filmi' Oscar'ını kazanan Studio Ghibli yapımı Japon animasyon filmidir. Birçok ödül kazanan film aynı zamanda Oscar kazanan ilk animedir.
Bunu buraya bırakayım da gözünüz gönlünüz açılsın. (yazan gülüyor)




Hikaye baş kahra…

Yirmiye Beş Kala.

Kendimi hiç yirmi yaşındaymış gibi hissetmiyorum. Bütün durumun özeti bu sanırım. Gerçi bu dünyada kaçımız yaşadığımız yıl kadar yıllanmış gibi hissediyoruz ki?

On sekiz yaşı bir çok insan için önemlidir. Yasalara göre çocukluktan çıkmışsındır çünkü. Belki de hepimizin ulaşmak istediği o özgürlük duygusuna bir adım yaklaştığımızı düşündüğümüz için de olabilir. Evebeynlerimize artık bağımlı olmadığımızı göstermek isteriz. Onlar da bizi destekler ama yine de  bir elleri bir adım arkamızdadır ki düşersek tutabilsinler diye.

Tabi bu bir genelleme. Benim babam on sekiz yaşıma girdiğim gün beni yanına çağırdı ve 'Bundan sonra kendinden sadece ve sadece sen sorumlusun. Bu dakikadan sonra yaptığın herhangi bir davranışın mülkiyetini kabul etmiyorum' dedi.

Sanki o yaşıma kadar yaptığım veya yapmadığım her şeyi omuzlarıma yüklememiş gibi, bu yükü yıllarca taşımaya mahkum edilmemiş gibi her zaman ve her zaman yaşımdan çok daha büyük davranmak zorunda değilmişim gibi çek kanka.

Neyse gen…

Bakımlı Olmaya Giriş 101

Resim
Evet en başta uyarılarımı yapayım yine dünyalılar.
Yazdıklarım tamamen deneyim, tecrübe sonucudur. Profesyonellik içermez.
İkincisi aşağıdakilerin %99.8’i unisekstir. Kadın, erkek fark etmeden herkes uygulayabilir. (bana göre uygulamalıdır da eyy erkekler lafım size.)

  (erkekler temsili)


Lisedeyken veya ortaokuldeyken annemin zoruyla –ki o da genelde haftada bir- yüzümü dove sabunla yıkardım. Ne saçıma bir şey sürerdim ne yüzüme. Yani bakım manasında. Çevremdekiler bakım aşamasını aşıp makyaja geçtikleri halde ben o merdivenlerin en dibindeydim.

Sıfır bilgi.
Sıfır deneyim.
Ve sıfır çevre.

İlk ikisini anladınız üçüncüsünü açıklayayım. Annem de aman aman bakımlı biri sayılmadığı ve çevremde kimse olmadığı için bana bunu öğretecek kimse yoktu.

Sizinde yoksa üzülmeyin ben varım.


Şimdi bakım ellerinizin ojeli, yüzünüzün makyajlı ya da kıyafetinizin şıkır şıkır olması DEĞİLDİR. Temiz olmaktır, tertipli olmaktır.

İlk önce beslenme düzeni ile ilgili bir şeyler anlatacaktım. Çünkü cilt temiz…

Öldürücü Yedi Gün #5 Hayatımın En Kötü Deneyimi

Resim
Şimdi babamla aramın kötü olmasının birçok sebebi var ama ona gıcık olmamın en büyük sebebi beni sürekli korktuğum durumların içine sokmasıdır.


Bu ne demek peki. Açıklayayım. Hepimizin belli korkuları vardır. Kimimiz yüksekten, kimimiz karanlıktan kimimiz ise küçük bir alanda kapalı kalmaktan korkarız.(klostrofobi) Hah babam bende bunlardan birinin olduğunu duyduğunda ya da hissettiğinde beni o duruma ZORLA sokar. Hani şey değil 'Hadi yapabilirsin.' falan gibisinden cesaret verici sözler yok. Direk o durumun içine sokar kaçabileceğim kapı bırakır fakat eğer ki o kapıdan kaçacak olursam aylarca benimle dalga geçer ki bu da en sinir olduğum şeylerden biridir.


Şimdi yerinde bir örnek vereyim. Sekizinci sınıftayken bir araba kazası geçirdim. Kazanın olduğu bölge çok sıkıntıydı çünkü yokuştu (zaten Kahramanmaraş'taki her yer yokuş gerçi) ve geceleri oradan arabalar hız yapıp geçiyordu. Sonuca gelirsek bana bir şey olmadı - asfalta sülük gibi yapışmam dışında- sadece biraz belim…

Geçmişe Kısa Bir Dönüş

Resim
Asla kendimi başarılı görmedim.

Bir memur çocuğunun eğitim hayatı genelde bölük pörçüktür. (hayatı da tabii ki) Tam alışırken hoop şehir değiştir, hadi her şey sil baştan. Zordur. Her çocuk kaldıramaz da doğru söylemek gerekirse. En azından benim on yıla aşkın süredir gözlemlediğim şey bu. Kimi  kişiliğini kaybeder girdiği her ortamda farklı birine bürünür; kimi iki ilden sonra içine tamamen kapanır hiçbir şekilde insanlarla iletişim kuramaz; kimi taşındığını yeni bir yerde yaşamak zorunda olduğunu kabullenemez bunalıma girer. En azından bunlar benim gördüğüm örnekler.

Lise hayatım çok yorucuydu. Bizim zamanımızdaki sınav sistemi ortaokulun her senesinin sonunda girilen 'SBS' adı verilen üç sınavın ortalamasının alınmasından oluşuyordu. Puanımı şöyle tarif edeyim size mesela Adana'nın fen lisesinin 10-20 puan altında kalıyor ama Fen lisesinden sonra gelen bütün Anadolu liselerinin puanını tutuyor.

Tabii o zaman bizim Adana'ya geleceğimiz belli değildi. Ve babam doğuya…

Bir Elektrik Elektronik Mühendis Adayının Gözünden #1

Resim
Mühendisliğe dair bilinmesi gereken iki şey vardır.

1)Matematik
2)Matematik

Şaka bir yana matematiği ya da sayılar arasında kaybolmayı sevmiyorsanız sakın mühendisliğe gelmeyin pişman olursunuz.


Ben nasıl geldim? Anlatayım. Ebeveynlerim bir yaşıma geldiğim zaman beni bir tepsiye oturtmuşlar. Önüme ayna, stetoskop, minik bir motor, bir bilgisayar, kitap ve yanıp sönen basit bir devre koymuşlar. Eğer kitaba alırsam hukuk, aynaya alırsam hiçbir şey, motoru alırsam makine mühendisliği...

Ciddi ciddi okuyor musun sen hala?



Benim bölümü kazanmamın özeti şöyle: Babamın çenesi kapansın diye yazdım. GELMEZ DEDİĞİM BÖLÜM GELDİ.


Evet bu gerçekten böyle. Ulvi bir hikaye beklemeniz yanlış benden bir kere. Ama şöyle bir şey vardı benim hedefim yoktu. 49843 kez hedef değiştirdim sınav yılı. En sonunda da bıraktım. 'Puan gelsin de bakarım.' moduna girdim. Ki bu aslında iyi bir şey değil. Puan geldi (iğrençti) ve ek olarak elimizde okul birinciliği olunca otuz tercihin otuzunu da yaptım evet. …